Arabam için her ay ne kadar harcıyorum diye sorsalar, birkaç yıl önce şöyle cevaplardım: yakıt ve otopark. Bunları biliyordum çünkü her ay çıkıyordu, görünürdü.
Sonra bir yıl boyunca araçla ilgili her harcamayı ayrı bir deftere yazmaya karar verdim. Büyük küçük, planlı plansız, hepsi.
Yıl sonunda o deftere baktığımda yanılmışlığımın boyutunu gördüm.
Yakıt ve otoparkı biliyordum. Ama araç sahipliği bunların çok ötesinde bir maliyet tablosuna yayılmıştı. Ve bu maliyetlerin büyük kısmı takvime dağılmıştı, yani tek bir ayda görünmüyordu. Ocak’ta bir şey, Mart’ta başka bir şey, Temmuz’da bambaşka bir şey.
Parça parça göründükleri için hiçbirini büyük görmüyordum. Bir araya getirince tablo değişti.
Sabit Görünen Ama Sabit Olmayan Masraflar
Her yıl mutlaka çıkan ama tam olarak ne zaman çıkacağı belli olmayan giderler var. Bunları “sabit masraf” diye düşünüyordum ama aslında sabit değiller. Hem zamanlamaları hem de tutarları değişiyor.
Trafik sigortası ve kasko: Yılda bir kez geliyor. Ama araç yaşlandıkça kasko değeri değişiyor, prim de değişiyor. Ben her yıl aynı rakamı bekliyordum, farklı çıkıyordu. Üstelik yenileme tarihine yakın parayı hazır etmemişsem o ay bütçeyi zorluyordu.
Araç muayenesi: İki yılda bir. Küçük bir gider gibi görünüyor ama muayene öncesi servise götürme ihtiyacı çıkarsa masraf büyüyor. Geçen sefer muayeneden dönerken ön farlardan biri değiştirilmeli dendi, ekstra çıktı.
Motorlu taşıtlar vergisi: Yılda iki taksit. Tutarı araç değerine ve yaşına göre değişiyor. Her yıl aynı değil.
Bu üçünü topladım. Aylığa böldüm. Kafamdaki “araç maliyeti”nin içinde bu kalem yoktu.
Hiç Düşünmediğim Kalemler
Deftere yazmaya başlayınca karşıma çıkan bazı kalemler beni şaşırttı. Çünkü o ana kadar bunları “araç gideri” olarak düşünmemiştim.
Otopark cezası: O yıl iki kez ceza yedim. Biri park yasağı, biri süresi dolan saatlik park. İkisi de küçük rakamlardı ama o deftere yazdığımda “bu da araç gideri” diye düşündüm. Arabam olmasaydı bu cezalar olmazdı.
Yıkama ve bakım: Aylık ortalama kaç kez yıkama yaptığımı hesapladım. Yıllık toplamı görünce şaşırdım. Küçük bir harcama ama sıklıkla tekrarlanınca birikiyordu.
Kış lastiği geçiş masrafı: Lastiği her yıl değiştirmiyorsunuz ama söktürme-taktırma, balans ayarı, depolanması. Bunlar bir kez unuttum ve çok sonra hatırladım, o yıla ait bir masraftı.
Akü değişimi: O yıl çıktı. Öngöremedin, hazır değildin, çıktı. Bu tür sürpriz giderler araç sahipliğinin doğasında var. Ama bütçede yeri yoktu.
Cam suyu, silecek lastiği, ampul: Bunların her birini ayrı ayrı düşündüğümde önemsiz geliyordu. Yıllık toplamları da dramatik değildi. Ama yine de kalemdi.
Yakıtın Gerçek Yıllık Maliyeti
Yakıtı biliyordum demiştim. Ama gerçekten biliyor muydum?
Her ay yaklaşık ne kadar yakıt aldığımı biliyordum. Ama mevsimsel farklılıkları, şehir dışı seyahatleri, tatil dönüşlerini, bayram yollarını hesaba kattığımda yıllık gerçek rakam aylık tahminin on iki katından farklı çıktı.
Kışın yakıt tüketimi arttı çünkü soğuk havada motor daha çok yakar, kısa mesafelerde tam ısınamaz. Yazın klima tüketimi eklendi. Bant trafiğinde şehirde sürüş tüketimi artırıyor.
Bunları düşünmeden “ayda şu kadar yakıt” diye hesapladığımda yıllık rakam düşük çıkıyordu. Gerçek rakam daha yüksekti.
Görünmeyen Fırsat Maliyeti
Bu daha soyut bir kavram ama hesabın içinde olması gerekiyor.
Arabam orada duruyor, zaman içinde değer kaybediyor. Aldığımda ne kadar değeri vardı, şimdi ne kadar? Aradaki fark kaç yılda oluştu? Yıllık değer kaybı ne kadar?
Bu para direkt cebimden çıkmıyor. Ama servetimin bir kısmının erimesi anlamına geliyor. Ekonomistler buna “amortisman” ya da “değer düşüklüğü” diyor.
Bunu hesaba katmadan araç maliyetini hesaplamak eksik. Gerçi bunu hesaplamak da zor çünkü araç değeri birçok faktöre bağlı. Ama en azından “aracım değer kaybediyor ve bu kaybın yıllık tutarı var” gerçeğinin farkında olmak farklı bir bakış açısı veriyor.
Yıllık Gerçek Maliyeti Hesaplamak
O yıl boyunca tuttuğum defterin toplamını aldım. Yakıt, sigorta, muayene, vergi, servis, yıkama, ceza, akü, küçük parçalar, otopark, tüm kalemler.
Sonra o rakamı on ikiye böldüm. Aylık gerçek araç maliyetim çıktı.
Bu rakamı daha önce tahmin etmem istenmiş olsaydı verdiğim cevaptan çok daha yüksekti. Yaklaşık iki katına yakındı.
O farkın büyük kısmı görünmeyen kalemlerden geliyordu. Takvime dağılmış, her ay çıkmayan, önceden net bilinemeyen kalemler.
Bu Hesap Ne İşe Yarıyor
Arabamı sattım mı? Hayır.
Araçtan vazgeçmek her koşulda mümkün değil. İş, aile, yaşanılan yer, ulaşım alternatifleri bu kararı belirliyor. Benim durumumda araba hâlâ gerekli.
Ama o hesap birkaç şeyi değiştirdi.
Birincisi, bütçemde araç için gerçekçi bir kalem oluşturdu. Artık sadece yakıt değil, sigorta ve vergi dönemlerini de öngörerek para ayırıyorum. Yıl içinde dağılan masraflar için aylık küçük bir tampon var.
İkincisi, araçla ilgili kararları daha dikkatli değerlendiriyorum. Servise git mi gitme mi, yıkama yaptır mı yaptırma mı gibi küçük kararları artık gerçek bir maliyet çerçevesinde düşünüyorum.
Üçüncüsü, büyük bir araç değişikliği ya da yeni araç alma kararı geldiğinde o hesabı yeniden yapabilirim. Hangi araç gerçekte daha pahalı, hangi model daha az bakım gerektiriyor, bu sorular artık somut bir temele dayanıyor.
Araç Sahibi Olmayı Düşünenler İçin
Bu hesabı araç almayı düşünenler için özellikle değerli buluyorum.
Araç satın alırken düşünülen maliyet genellikle kredi taksidi ya da satış fiyatı oluyor. Ama araç sahibi olmanın gerçek maliyeti bunun çok ötesinde.
O yıllık maliyeti önceden tahmin etmek kesin mümkün değil ama yaklaşık bir hesap yapılabilir. Sigorta, vergi, yakıt, servis giderleri için araç modeli ve yaşına göre bir çerçeve çizilebilir.
Bu hesabı yapmadan önce “taksidi karşılayabiliyorsam alabilirim” mantığıyla karar verildiğinde gerçek maliyet her ay sürpriz olarak geliyor.
Sürpriz olmaması için bir kez oturup o dağılmış kalemleri toplamak yeterli.
Ben bunu geç yaptım. Yapmak mümkündü, sadece aklıma gelmemişti.
