Aralık ayının son haftasıydı. Dışarısı soğuktu, ev sessizdi, ben de bir yıl boyunca ne kadar kazandığımı ve ne kadar harcadığımı anlamaya çalışıyordum.
Bunu daha önce hiç yapmamıştım. Yıl içinde ay ay bütçe takip etmiştim, tutturamamıştım, bırakmıştım, tekrar başlamıştım. Ama bir yılın tamamına tek seferde bakmak, her şeyi toplayıp bir tabloya dökmek, bu ilk kez.
O gece masaya oturduğumda ne bulacağımı bilmiyordum. Bulduklarım beklentilerimin hem üstündeydi hem de altında. Bazı rakamlar beni şaşırttı, bazıları utandırdı, bazıları ise hiç düşünmediğim sorular doğurdu.
O geceyi ve o gecenin öğrettiklerini anlatmak istiyorum.
Neden O Gece
Yılın son haftasında bu hesabı yapmak kendiliğinden ortaya çıktı. Yeni yıl yaklaşıyordu ve herkesin “önümüzdeki yıl şunu yapacağım” dediği o atmosferde ben önce “bu yıl ne oldu” sorusunu yanıtlamak istedim.
Hedef olmadan plan yapmanın boş olduğunu hissediyordum. Nereden geldiğimi bilmeden nereye gideceğime karar vermek anlamsız geliyordu.
Ama dürüst olmak gerekirse o geceyi başlatmak için ayrıca bir cesaret de gerekti. Çünkü bir yılın tüm harcamalarına bakmak, bilmek istemediğiniz şeyleri de görmeniz anlamına geliyor. Ve bilinmezlik zaman zaman bilmekten daha rahat hissettiriyor.
Sonunda oturdum. Bilgisayarı açtım. Hesapların ekstrelerini indirdim.
Nasıl Başladım
Elimde birkaç kaynak vardı. Kredi kartı ekstreleri, banka hesabı ekstresi ve not defterimde tuttuğum birkaç aylık harcama kaydı. Hepsini bir araya getirdim.
Kategorilere ayırmaya karar verdim. Kategorileri baştan belirlemedim, harcamaları sınıflandırdıkça kategoriler kendiliğinden ortaya çıktı.
Market ve gıda. Kira ve faturalar. Ulaşım. Giyim. Yeme içme ve dışarıda vakit geçirme. Sağlık. Eğitim ve kitap. Abonelikler. Tatil ve seyahat. Diğer.
“Diğer” kategorisi başlangıçta küçük görünüyordu. Sonunda oldukça şişmişti. Bu kendi başına bir bulguydu.
İlk Büyük Sürpriz: Gerçek Market Harcamam
Market harcamalarını her ay az çok takip ettiğimi düşünüyordum. Ama tüm yılı topladığımda karşıma çıkan rakam kafamdaki tahminin çok üzerindeydi.
Neden? Çünkü markete gittiğimde harcadıklarımı hesaplıyordum ama geçerken uğradığım küçük alışverişleri, “sadece iki şey alacaktım” diye girip çıktığım marketleri ve eve yakın bakkaldan yaptığım acil alışverişleri aynı kategori altında düşünmüyordum.
Bunları birleştirince yıllık rakam belirgin biçimde büyüdü. Aylık ortalamaya bölünce hesapladığım rakamdan yaklaşık yüzde yirmi daha fazla harcıyormuşum.
Bu fark küçük görünebilir ama yıllık toplamda ciddi bir yer tutuyordu.
İkinci Büyük Sürpriz: Abonelikler
Abonelikler meselesi her hesap gecesinin klasik sürprizi olmalı.
Elimde kaç adet aktif abonelik olduğunu tahmin etmiştim: dört ya da beş. Gerçek sayı bunun iki katına yakındı.
Bazıları kolayca gördüm: müzik, dizi platformu, bulut depolama. Bunlar bekliyordu.
Ama bir de şunlar vardı: yılın başında deneme süresini uzatmak için ödemeye başladığım bir uygulama, seyahat sitesinin üyelik paketini bir tatil döneminde aldım ve sonra iptal etmeyi unutmuştum, bir haber sitesine kampanya döneminde abone olmuştum. Bunların hiçbiri büyük rakamlar değildi. Ama hepsi birleşince yıllık toplamda fark yaratan bir rakama ulaştılar.
En can sıkıcı yanı şuydu: o aboneliklerin bir kısmını son birkaç aydır hiç kullanmıyordum. Para gidiyordu, karşılığı gelmiyordu.
O gece not aldım. Ertesi hafta hepsini tek tek kontrol ettim, kullanmadıklarımı iptal ettim.
Üçüncü Büyük Sürpriz: “Diğer” Kategorisinin Büyüklüğü
Yılın başında bütçe kurarken “diğer” kategorisine küçük bir pay ayırırdım. Beklenmedik harcamalar, küçük şeyler, sınıflandırılamayan giderler için.
Yılın sonunda gerçek “diğer” rakamına baktığımda güldüm. Acı bir şekilde.
Bu kategoriye giren şeyler şunlardı: arkadaş doğum günü hediyeleri, düğün harçlıkları, ani kırılan bir eşyanın yenisi, tamir masrafları, eczane harcamaları, ani çıkan faturalar, bir akrabaya yardım ettiğim dönem, çeşitli devlet ücretleri ve harçlar.
Bunların hiçbirini tek başına büyük görmüyordum. Ama yıl boyunca birikince “diğer” kategori toplam harcamamın tahmin ettiğimden çok daha büyük bir dilimini oluşturuyordu.
Bu bana şunu öğretti: gerçekçi bir bütçe planı yapılırken “diğer” kategorisi en çok küçümsenen kalemdir. Küçük sürprizler için büyük bir tampon gerekiyor.
Hiç Düşünmediğim Kategori: Zaman Harcaması
Hesabı yaparken para harcamalarına baktım ama bir noktada farklı bir soru aklıma geldi: en çok parayı nereye harcadıysam, o alanlara zamanımı da harcıyor muyum?
Bu soruyu sorduğumda ilginç bir tablo ortaya çıktı.
Giyime o yıl makul bir miktar harcamıştım. Ama giyim almaktan ne kadar keyif aldığımı düşündüm: pek değil. Alışverişin kendisi biraz otomatik bir hal almıştı, gerçek bir keyif değildi.
Kitap ve eğitime ayırdığım bütçe görece küçüktü. Ama o alana harcadığım zaman ve o alandan aldığım tatmin çok daha büyüktü.
Bu dengesizlik düşündürücüydü. Para en çok gittiği yere değer de gidiyor mu? Her zaman hayır.
Kazandığım ile Harcadığım Arasındaki Fark
O geceyi başlatmadan önce aklımda şöyle bir sezgi vardı: birikim yapabildim ama çok değil. Beklentim buydu.
Gerçek rakama baktığımda sezinim doğruydu ama o birikim oranının neden bu kadar düşük olduğunu görmek başkaydı.
Büyük bir kalem kötü yönetilmiyordu. Küçük kalemlerin her biri “makul” görünüyordu. Sorun şuydu: “makul” kalemi çok fazlaydı ve hepsinin toplamı birikim için geriye neredeyse hiçbir şey bırakmıyordu.
Ayda şu kadar yiyip içme, şu kadar giyim, şu kadar abonelik, şu kadar diğer… Tek tek bakınca her biri savunulabilir. Toplu bakınca gelirimle harcamam arasındaki makas çok dar kalıyordu.
Bu farkındalık yeni yıl hedeflerimi tamamen değiştirdi. “Daha az harca” gibi belirsiz bir hedef değil, somut kategorilere göre hedefler belirledim.
Hesap Gecesinin Pratik Çıktıları
O gece kağıda döndüğüm birkaç somut karar vardı.
İptal edilecek abonelikler listesi. İkinci haftada hepsini hallettim.
Market alışverişi için aylık gerçekçi bir üst sınır. Gerçek rakama dayanarak, hayali bir sayıya değil.
“Diğer” kategorisi için önceki yılın ortalamasına göre belirlenmiş bir tampon. Küçümsemeden, gerçekçi biçimde.
Giyim için yılda iki dönem bütçesi. İhtiyaç çıktığında değil, belirli dönemlerde değerlendirme yaparak.
Ve bir de şu: bir sonraki yıl boyunca aylık küçük hesaplar yapmak. Yıl sonunda büyük sürprizle karşılaşmamak için.
Hesap Gecesini Neden Tavsiye Ediyorum
Bu pratiği kimseye zorunlu tutmuyorum. Kişisel finans yaklaşımları birbirinden çok farklı olabiliyor ve herkes için aynı yöntem işe yaramıyor.
Ama şunu söyleyebilirim: rakamlardan kaçmak onları küçültmüyor. Görmediğiniz bir şeyi değiştiremiyorsunuz. Ve değiştirmek istemediğinizde bile görmek, en azından bilinçsiz sürüklenmenin önüne geçiyor.
O gece bulduklarım beni üzüntüye değil, netliğe götürdü. “Param nereye gitti” sorusunun cevabını bilmek o sorunun yarattığı o belirsiz sıkıntıdan çok daha iyi hissettirdi.
Nasıl Başlarsınız
Eğer siz de buna benzer bir hesap yapmayı düşünüyorsanız aşırı karmaşık bir sistem kurmak gerekmiyor.
Son üç ile altı aylık kredi kartı ve banka ekstrelerini indirin. Bunları kategorilere göre elle ya da basit bir tablo ile ayırın. Toplamları çıkarın. Kategorilere göre aylık ortalamalara bakın.
Bu kadar. Yazılım gerekmez, uygulama gerekmez, muhasebe bilgisi gerekmez. Yalnızca biraz zaman ve biraz cesaret gerekiyor.
Cesaret gereken kısım rakamların büyüklüğü değil. Bildiğiniz ama görmek istemediğiniz şeyleri görmek.
Ama gördükten sonra her şey daha kolay hale geliyor. En azından benim için öyle oldu.
