Birkaç yıl önce kendime şöyle bir hedef koydum: “Bu yıl elli bin lira birikim yapacağım.”
Ocak ayında not defterime yazdım. Büyük harflerle. Altını çizdim. Telefon duvarı kağıdı bile yaptım bir dönem. Motivasyonum yüksekti, kararlılığım sarsılmazdı.
Mart ayında o hedefi hatırlamak bile istemiyordum.
Neden? Çünkü Ocak’ta dört bin lira, Şubat’ta üç bin lira biriktirmiştim ve bu rakamlar elli binin yanında o kadar küçük görünüyordu ki devam etmenin bir anlamı varmış gibi gelmiyordu. Matematiği biliyordum, yolun başındaydım, ama hissiyat başka bir şey söylüyordu.
O yıl birikim hedefime ulaşamadım. Ama o başarısızlıktan öğrendiğim şey, sonraki yılı tamamen değiştirdi.
Sorun Hedefin Kendisinde Değildi
Uzun süre sorunun motivasyonum ya da disiplinim olduğunu düşündüm. Yeterince kararlı değilim, yeterince istekli değilim diye kendimi suçladım.
Sonra farklı bir açıdan bakmaya başladım. Belki sorun bende değil, hedefi kurma biçimimdeydi.
Elli bin liralık yıllık hedef tek başına anlamsız değildi. Ama o haliyle beynim için hiçbir şey ifade etmiyordu. Çünkü çok büyük, çok soyut ve çok uzaktaydı. Her gün yaptığım küçük şeylerin o rakamla bağlantısını kurmak zordu. Dört bin lira biriktirdiğimde “harika, yüzde sekizini tamamladım” diye düşünemiyordum; “kırk altı bin lira daha var” diye düşünüyordum.
Bu, beynin büyük hedeflere verdiği tipik bir tepki. Uzak ve büyük hedefler ilham verir ama sürdürülebilir davranış değişikliği yaratmaz. Bunu kitaplarda okuyunca “evet, mantıklı” dedim. Kendi hayatımda yaşayınca gerçekten anladım.
Sistemi Değiştirdim
Ertesi yıl farklı bir yaklaşım denedim. Yıllık hedef koymak yerine aylık hedef koydum. Üstelik sabit bir rakam değil, o aya özel, o ayın koşullarını göz önünde bulunduran bir rakam.
Ocak’ta “bu ay dört bin lira biriktireceğim” dedim. Şubat’ta maaş zamı olacaktı, “bu ay beş bin” dedim. Mart’ta araç muayenesi ve sigortası vardı, “bu ay iki bin beş yüz yeter” dedim.
Her ay ayrı bir hedef. Her ay sıfırdan değerlendirme.
İlk başta bu yaklaşım bana “hedefi küçültmek” gibi geldi, sanki kendimle uzlaşıyormuşum gibi. Ama uygulamaya başlayınca bambaşka bir şey fark ettim.
Tamamlama Hissi Her Şeyi Değiştirdi
Ocak sonunda dört bin lirayı tamamladım. Ve bu sefer farklı bir şey hissettim: tamamladım. Bitirdim. Başardım.
Önceki yılın Ocak’ında da aynı rakamı biriktirmiştim. Ama o zaman hissettiğim “elli binin sekizi tamam, kırk ikisi kaldı” yorgunluğuydu. Bu sefer hissettiğim “bu ayı kapattım” tatminiydi.
Bu fark küçük görünebilir ama davranış üzerindeki etkisi büyük. Tamamlama hissi beyinde gerçek bir ödül tepkisi yaratıyor. Ve o ödül tepkisi bir sonraki ayın hedefine başlamayı kolaylaştırıyor. “Geçen ay başardım, bu ay da başarabilirim” düşüncesi soyut bir motivasyon değil, somut bir geçmişe dayanan güven.
Bunu Şubat’ta yaşadım. Mart’ta da. Yılın ortasına geldiğimde aylık hedeflerimi tutturma oranım yüksekti ve bu başarı geçmişi benim için büyük yıllık hedeflerden çok daha güçlü bir motor oldu.
Esneklik Sağladı
Büyük yıllık hedefin bir diğer sorunu esneksizliğiydi. Beklenmedik bir gider geldiğinde, o ay daha az biriktirdiğimde, kendimi başarısız hissediyordum. Çünkü elli bin liranın planı bozulmuştu.
Aylık sistemde ise esneklik built-in geliyordu. Mart ayında araç giderleri çıktığında hedefimi iki bin beş yüz olarak belirledim. Bu bir vazgeçiş değil, o ayın gerçekçi değerlendirmesiydi. Hedefi tutturdum ve bir sonraki aya temiz bir sayfa ile başladım.
Bu esneklik disiplini ortadan kaldırmıyor. Aksine, disiplini sürdürülebilir kılıyor. Sıkı ama kırılgan bir sistem yerine biraz daha yumuşak ama devam eden bir sistem.
Her Ay Yeniden Düşünmek Farkındalık Yarattı
Beklenmedik bir yan etki daha oldu. Her ay hedef belirlemek, o ayın finansal yapısını önceden düşünmeyi gerektiriyordu. Hangi giderler var, ne kadar gelir bekliyorum, ne kadar biriktirmek gerçekçi?
Bu sorular başlı başına değerliydi. Yıllık hedef koyduğumda o soruları bir kez, yılın başında soruyordum. Sonra unututuyordu. Aylık sistemde her ay soruyordum ve bu düzenli sorgulama bütçeme dair farkındalığımı artırdı.
Örneğin Haziran ayında hedefimi belirlerken tatil planı olduğunu fark ettim ve o ayı gerçekçi biçimde düşük tutarak Temmuz’a borçsuz girmeyi başardım. Önceki sistemde büyük ihtimalle tatil harcamasını görmezden gelir, Temmuz’da neden bu kadar geride kaldığımı anlayamazdım.
Büyük Hedef Nereye Gitti
Yıllık elli bin lira hedefini terk etmedim. Sadece arka plana taşıdım. Yıl boyunca aylık hedefleri takip ederken yılsonunda nereye ulaştığımı görmek için hâlâ o büyük rakama bakıyordum.
Ama artık o büyük rakam beni yönetmiyordu. Ben onu izliyordum.
Yılın sonunda aylık hedeflerimle tutturduğum toplam, elli bin lirayı geçti. Büyük hedefi tutturmak için değil, her ayın küçük hedefini tutturmaya odaklanarak.
Herkes İçin İşe Yarar mı
Muhtemelen hayır. Bazı insanlar için büyük resmi görmek, uzun vadeli düşünmek daha motive edici. Bazıları için sayıları parçalamak gereksiz bir karmaşıklık yaratıyor.
Ama eğer daha önce büyük yıllık hedefler koyup yılın ortasında vazgeçtiyseniz, eğer ilerleme hissedemeden devam etmekte zorlandıysanız, bu yaklaşım denenmeye değer.
Küçük basamaklar yavaş değil. Tamamlanan küçük basamakların birikimiyle yürümek, tamamlanamayan büyük hedefin gölgesinde durmaktan çok daha hızlı ilerliyor.
Benim için böyle oldu.
